Type any word!

"lampoon" in Turkish

yermekalay etmek

Definition

Birini ya da bir şeyi mizahi bir şekilde, genellikle yazılı ya da sanatsal biçimde, toplum önünde alaycı şekilde eleştirmek.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle resmi ve edebi metinlerde, karikatür ya da tiyatroda geçer; 'bir politikacıyı yermek' gibi. Dostça şakalaşmadan farklı olarak daha eleştirel ve keskindir.

Examples

The cartoonist lampooned the mayor with a funny drawing.

Karikatürist, belediye başkanını komik bir çizimle **yerdi**.

The show often lampoons famous celebrities.

Bu program sık sık ünlüleri **yerer**.

He wrote an article to lampoon the new law.

Yeni yasayı **yermek** için bir makale yazdı.

That comedian loves to lampoon politics on stage.

O komedyen sahnede politikayı **yermeyi** çok seviyor.

Satirical magazines are known for their ability to lampoon current events.

Mizahi dergiler güncel olayları **yermekle** tanınır.

The movie didn't just criticize; it openly lampooned the whole system.

Film yalnızca eleştirmekle kalmadı; tüm sistemi açıkça **yerdı**.