"grease your palm" in Turkish
Definition
Birine gizlice para veya rüşvet vererek yasa dışı ya da adil olmayan bir şey yaptırmak.
Usage Notes (Turkish)
Resmi ve günlük olmayan, daha çok eski tarz bir deyimdir; genellikle olumsuz anlam taşır ve yolsuzluk, rüşvetle ilişkilidir. Yasal bahşiş veya hediye için kullanılmaz.
Examples
He tried to grease your palm to get the job faster.
İşi daha hızlı almak için **rüşvet vermeye** çalıştı.
If you grease your palm, you can skip the line.
Eğer **rüşvet verirsen**, sırayı atlayabilirsin.
Some people grease your palm to avoid paying a fine.
Bazı insanlar, ceza ödememek için **rüşvet verir**.
Rumor has it you need to grease your palm to get anything done at city hall.
Belediyede bir iş halletmek için **rüşvet vermek** gerekiyormuş, diyorlar.
I don't want to grease your palm, but I really need this paper approved.
**Rüşvet vermek** istemiyorum ama bu belgenin onaylanmasına gerçekten ihtiyacım var.
Sometimes the only way to speed things up is to grease your palm.
Bazen işleri hızlandırmanın tek yolu **rüşvet vermektir**.