"golden opportunity" in Turkish
Definition
Önemli veya kazançlı bir işi yapmak için yakalanması zor mükemmel bir fırsattır.
Usage Notes (Turkish)
Bu deyim küçük veya sıradan fırsatlar için kullanılmaz; çok değerli ve nadir bir şansı vurgulamak için kullanılır. 'Kaçırmak', 'yakalamak' gibi fiillerle kullanılır.
Examples
Don't miss this golden opportunity to study abroad.
Yurtdışında okumak için bu **altın fırsatı** kaçırma.
This job offer is a golden opportunity for you.
Bu iş teklifi senin için **altın bir fırsat**.
Winning the scholarship was a golden opportunity for her future.
Burs kazanmak onun geleceği için **altın bir fırsattı**.
He saw the merger as a golden opportunity to grow the company.
O, birleşmeyi şirketi büyütmek için **altın bir fırsat** olarak gördü.
Tickets sold out fast—this concert was a golden opportunity for fans.
Biletler hızlıca tükendi—bu konser hayranlar için **altın bir fırsattı**.
If you want that promotion, this is your golden opportunity to impress the boss.
Terfi almak istiyorsan, patronu etkilemek için bu senin **altın fırsatın**.