"equate" in Turkish
Definition
İki şeyi aynı, eşit veya birbiriyle ilişkili olarak görmek ya da göstermek.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle resmi veya akademik ortamlarda kullanılır. ‘equate A with B’ kalıbıyla sık geçer. ‘equal’ ile karıştırmayın.
Examples
It is wrong to equate money with happiness.
Parayı mutlulukla **eşitlemek** yanlıştır.
Some people equate success with fame.
Bazı insanlar başarıyı şöhretle **eşitler**.
Never equate your self-worth with your job.
Kendi değerini işinle **eşitleme**.
Parents sometimes equate good grades with intelligence, but it's not always true.
Ebeveynler bazen iyi notları zekayla **bir tutsa** da, bu her zaman doğru değildir.
You can't just equate expensive with better quality.
Sadece pahalıyı daha iyi kaliteyle **eşitleyemezsin**.
Let’s not equate being quiet with being shy; sometimes people are just thinking.
Sessiz olmayı utangaçlıkla **bir tutmayalım**; bazen insanlar sadece düşünüyordur.