Type any word!

"disqualifying" in Turkish

diskalifiye eden

Definition

Birinin katılamamasına neden olan, gereklilikleri karşılamadığı ya da bir kuralı ihlal ettiği için ortaya çıkan durum.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle yarışma veya hukuki durumlarda kullanılır; 'diskalifiye eden suç', 'diskalifiye eden koşul' gibi isimleri nitelemek için kullanılır. Küçük sorunlarda genellikle kullanılmaz.

Examples

A red card is a disqualifying offense in soccer.

Kırmızı kart, futbolda **diskalifiye eden** bir suçtur.

A criminal record can be a disqualifying factor for some jobs.

Sabıka kaydı bazı işler için **diskalifiye eden** bir faktör olabilir.

Failing the medical exam was disqualifying for the candidate.

Sağlık muayenesinden başarısız olmak, aday için **diskalifiye eden** bir durumdu.

His answers during the interview weren't disqualifying, but they didn't help his chances either.

Mülakata verdiği cevaplar **diskalifiye eden** değildi ama şansını da arttırmadı.

That late submission is not disqualifying, but be careful next time.

O geç teslim **diskalifiye eden** bir durum değil, ama bir dahaki sefere dikkat et.

They reviewed his case for any disqualifying conditions before allowing him to compete.

Yarışmaya katılmasına izin vermeden önce herhangi bir **diskalifiye eden** koşul olup olmadığını incelediler.