"dishonored" in Turkish
Definition
Kişinin kendi eylemleriyle veya başkalarının davranışları nedeniyle onurunu ya da saygısını kaybetmesi durumu.
Usage Notes (Turkish)
Resmî veya edebi bir sözcüktür; günlük konuşmada nadiren kullanılır. İnsanlar veya nesneler için geçerlidir (örn. 'dishonored check' = 'karşılıksız çek'). Ciddi utanç durumlarında kullanılır.
Examples
He felt dishonored by their accusations.
O, yapılan suçlamalardan dolayı kendini **onursuzlaştırılmış** hissetti.
The family name was dishonored after the scandal.
Skandaldan sonra aile adı **küçük düşürülmüş** oldu.
The check was dishonored by the bank.
Çek banka tarafından **onursuzlaştırılmış** (karşılıksız) oldu.
She never forgave him for how he dishonored her reputation.
Onun itibarını nasıl **küçük düşürdüğünü** asla affetmedi.
"I could never return home, everyone would see me as dishonored," he whispered.
"Bir daha asla eve dönemem, herkes beni **onursuzlaştırılmış** olarak görecek," diye fısıldadı.
The leader resigned after being dishonored in public.
Lider, kamuoyunda **küçük düşürülmüş** olduktan sonra istifa etti.