Type any word!

"confounding" in Turkish

şaşırtıcıkafa karıştırıcıyanıltıcı (bilimsel)

Definition

Bir şeyi anlamayı zorlaştıran, kafayı karıştıran veya şaşırtan durumlar için kullanılır. Bilimsel çalışmalarda, sonucu yorumlamayı zorlaştıran etkeni belirtir.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle 'confounding variable' gibi bilimsel ifadelerde geçer. Gündelik Türkçede nadir kullanılır.

Examples

The math problem was confounding to the entire class.

O matematik problemi tüm sınıf için **kafa karıştırıcıydı**.

The scientist explained the confounding factors in the experiment.

Bilim insanı deneydeki **yanıltıcı faktörleri** açıkladı.

Her answer was so confounding that nobody understood it.

Cevabı o kadar **kafa karıştırıcıydı** ki kimse anlamadı.

It's confounding how quickly the weather can change here.

Burada havanın bu kadar hızlı değişmesi gerçekten **şaşırtıcı**.

There are so many confounding details, I can't put the story together.

O kadar çok **kafa karıştırıcı** detay var ki, hikayeyi toparlayamıyorum.

The results are confounding, so further study is needed.

Sonuçlar **şaşırtıcı** olduğu için daha fazla çalışma gerekli.