Type any word!

"confer on" in Turkish

vermek (resmî olarak)tevcih etmek

Definition

Birine resmî olarak bir unvan, derece, onur veya yetki verilmesi.

Usage Notes (Turkish)

Bu ifade resmî törenlerde, onur veya unvan verirken kullanılır. Günlük eşya veya sade hediyeler için kullanılmaz.

Examples

The university conferred on her an honorary degree.

Üniversite ona onursal bir derece **verdi**.

The king conferred on him the title of knight.

Kral ona şövalye unvanı **verdi**.

They conferred on her the power to make decisions.

Ona karar verme yetkisi **verildi**.

During the ceremony, the president conferred on the artist a national award.

Törende, cumhurbaşkanı sanatçıya ulusal ödülünü **verdi**.

The committee unanimously agreed to confer on her the prize for her discovery.

Komite, buluşu için ödülün ona **verilmesini** oybirliğiyle kabul etti.

That medal is conferred on only a few people each year for exceptional service.

O madalya, her yıl yalnızca birkaç kişiye olağanüstü hizmetlerinden dolayı **verilir**.