Type any word!

"bring down the hammer" in Turkish

sert şekilde cezalandırmakağır yaptırım uygulamak

Definition

Birisi kuralları veya yasayı çiğnediğinde ona karşı sert bir ceza vermek ya da ciddi bir önlem almak.

Usage Notes (Turkish)

Günlük dilde, özellikle otorite figürlerinin ciddi disiplin uyguladığı durumlar için kullanılır; küçük ihlallerde tercih edilmez.

Examples

The teacher had to bring down the hammer after students kept cheating.

Öğrenciler kopya çekmeye devam edince öğretmen **sert şekilde cezalandırmak zorunda kaldı**.

The company will bring down the hammer on anyone who breaks the rules.

Şirket, kuralları çiğneyen herkese **ağır yaptırım uygulayacak**.

If the players fight, the referee will bring down the hammer.

Oyuncular kavga ederse hakem **sert şekilde cezalandıracak**.

The government finally brought down the hammer on illegal logging.

Hükümet sonunda yasa dışı ağaç kesimine karşı **ağır yaptırım uyguladı**.

Don’t be surprised if Mom brings down the hammer after she sees your grades.

Notlarını görünce annen **sert şekilde cezalandırırsa** şaşırma.

After months of warnings, the boss finally brought down the hammer on late employees.

Aylarca uyardıktan sonra patron, sonunda geç kalan çalışanlara **ağır yaptırım uyguladı**.