“zip” in Turkish
Definition
'Fermuar', kıyafet veya çantalarda iki sıra dişi olan ve küçük bir tutacakla açılıp kapanan bir kapatıcıdır. 'Zip' kelimesi ayrıca fermuarı kapatmak, çok hızlı hareket etmek veya bilgisayar dosyasını sıkıştırmak anlamında da kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle 'zip' kıyafet veya çantadaki fermuarı ifade eder; İngiliz İngilizcesinde hem 'zip' hem 'zipper', Amerikan İngilizcesinde genellikle 'zipper' kullanılır. 'do up your zip', 'zip your jacket up', 'zip by/past', 'zip a file' gibi kalıplar yaygındır. ABD'deki 'ZIP code' (posta kodu) ile karıştırmayın.
Examples
Please zip your bag before we leave.
Çıkmadan önce lütfen çantanın **fermuarını** kapat.
My coat has a broken zip.
Paltoyumun **fermuarı** bozuldu.
Can you zip this file and send it to me?
Bu dosyayı **sıkıştırıp** bana gönderebilir misin?
A bike zipped past us before we could cross the street.
Bir bisiklet, biz karşıdan karşıya geçmeden önce yanımızdan **hızla geçti**.
Hold still—I can't zip your dress if you keep moving.
Sabit dur—hareket edersen elbisenin **fermuarını** kapatamam.
I'll zip the photos into one folder and share the link.
Fotoğrafları bir klasöre **sıkıştırıp** linki paylaşırım.