worn” in Turkish

yıpranmışeskimişbitkin (insan)

Definition

Uzun süreli kullanımdan dolayı yıpranmış veya eskimiş olan şeyleri, ya da çok yorgun, bitkin görünen kişiyi tanımlar.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle 'worn shoes', 'worn carpet' gibi nesneler için kullanılır; insanlar için 'worn', sadece yorgun değil, fiziksel veya duygusal olarak çok bitkin olduğunu gösterir. 'wear' fiilinin geçmiş zaman hâliyle karıştırmayın.

Examples

His boots are old and worn.

Onun botları eski ve **yıpranmış**.

The carpet looks worn near the door.

Kapı yakınındaki halı **yıpranmış** görünüyor.

She looked worn after the long trip.

Uzun yolculuktan sonra o çok **bitkin** görünüyordu.

Years of use had left the table smooth and worn at the corners.

Yıllarca kullanımdan sonra masanın köşeleri **yıpranmış** ve pürüzsüz olmuştu.

This jacket is a little worn, but I still love it.

Bu ceket biraz **yıpranmış**, ama hâlâ çok seviyorum.

You look worn out—did you get any sleep?

Çok **bitkin** görünüyorsun—hiç uyudun mu?