“withstand” in Turkish
Definition
Bir şeyin zorlu şartlara, baskıya veya yüksek sıcaklığa zarar görmeden karşı koyup ayakta kalması.
Usage Notes (Turkish)
'Withstand' daha çok nesnelerin veya soyut zorlukların karşısında kullanılır. İnsanlar için gündelik konuşmada kullanılmaz; bunun yerine 'katlanmak', 'tahammül etmek' uygundur.
Examples
The building can withstand strong earthquakes.
Bu bina güçlü depremlere **dayanabilir**.
This material will withstand high temperatures.
Bu malzeme yüksek sıcaklıklara **dayanabilir**.
No one can withstand such loud noise for long.
Kimse böyle yüksek bir gürültüyü uzun süre **dayanamaz**.
Can your phone withstand being dropped in water?
Telefonun suya düşerse **dayanabilir** mi?
He couldn't withstand the pressure and decided to quit his job.
O, baskıya **dayanamadı** ve işten ayrılmaya karar verdi.
These shoes are tough enough to withstand years of daily use.
Bu ayakkabılar yıllarca günlük kullanıma **dayanacak** kadar sağlam.