“withered” in Turkish
Definition
Genellikle bitki veya çiçeklerin tazeliğini kaybedip kuruyarak cansız ve solgun görünmesini anlatır. Bazen yorgun veya bitkin görünen kişiler için de kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
En çok 'solmuş yapraklar', 'solmuş çiçekler' gibi bitkilerle kullanılır. Bazen insanlar veya fikirler için de mecaz olarak geçer. 'Ölmüş' anlamından farklıdır; tamamen yok olmamıştır, ama canlılığını kaybetmiştir.
Examples
The withered leaves fell from the tree.
**Solmuş** yapraklar ağaçtan düştü.
She picked up a withered flower from the ground.
O, yerden bir **solmuş** çiçek aldı.
His hands looked old and withered.
Ellerinin hâli yaşlı ve **solmuş** görünüyordu.
The garden was full of withered plants after the long drought.
Uzun süren kuraklıktan sonra bahçe **solmuş** bitkilerle doluydu.
Time had left his dreams withered and forgotten.
Zaman, onun hayallerini **solmuş** ve unutulmuş bıraktı.
All that was left in the vase was a withered rose and some dust.
Vazoda sadece bir **solmuş** gül ve biraz toz kalmıştı.