window” in Turkish

pencerezaman aralığı (fırsat penceresi)

Definition

Duvarda veya araçta bulunan, genellikle camla kaplı açıklık, dışarıyı görmeyi veya ışık ve hava girmesini sağlar. Ayrıca kısa bir zaman aralığı veya fırsat anlamında da kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Fiziksel pencere dışında bilgisayarda 'pencere' olarak ve 'fırsat penceresi' deyiminde de kullanılır. 'Rüzgar' (wind) ile karıştırmayın.

Examples

There is a bird on the window.

**Pencere**de bir kuş var.

Please close the window before it gets cold.

Üşümeye başlamadan önce lütfen **pencere**yi kapat.

She looked out the window at the garden.

Bahçeye **pencereden** baktı.

He opened the window to let some fresh air in.

Biraz temiz hava girmesi için **pencere**yi açtı.

I accidentally closed the wrong window on my computer.

Yanlışlıkla bilgisayarda yanlış **pencere**yi kapattım.

There’s only a small window of time to catch the train.

Treni yakalamak için kısa bir **zaman aralığı** var.