weep” in Turkish

ağlamak (edebi)

Definition

Derin üzüntüyle gözyaşı dökmek; günlük hayatta değil, daha çok edebi veya dramatik anlatımlarda kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

‘Ağlamak’ burada edebi veya dramatik bir anlam taşır, şiir, hikaye ya da romanlarda geçer. Günlük konuşmada sıradan 'ağlamak' tercih edilir.

Examples

The child began to weep when he lost his toy.

Çocuk oyuncağını kaybedince **ağlamaya** başladı.

She could not help but weep at the sad movie.

O, üzücü filmde kendini tutamayıp **ağladı**.

He sat alone and wept for hours after hearing the news.

Haberleri duyduktan sonra saatlerce tek başına oturup **ağladı**.

She tried to smile, though her heart wanted to weep.

Gülmeye çalıştı, fakat kalbi **ağlamak** istiyordu.

The poem made me weep for the world.

Şiir beni dünya için **ağlatttı**.

Sometimes people weep when they feel lonely.

Bazen insanlar kendini yalnız hissedince **ağlar**.