“weaving” in Turkish
Definition
Dokuma, iplik veya lifleri birbirine geçirerek kumaş ya da başka eşyalar yapma işlemidir. Ayrıca farklı unsurları bir araya getirerek bir bütün oluşturma anlamında da kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
'Dokuma' hem zanaatı hem de eylemi ifade eder; çoğunlukla tekstil için kullanılır ama mecazi olarak da ('hikaye dokuma' gibi) mümkündür. 'Örme' ile karıştırmayın. Yaygın kullanımlar: 'sepet dokuma', 'dokuma atölyesi', 'dokuma tezgahı'.
Examples
Traditional weaving is still practiced in many cultures.
Geleneksel **dokuma** birçok kültürde hâlâ yapılmaktadır.
My grandmother taught me weaving on a small loom.
Büyükannem bana küçük tezgahta **dokuma** öğretti.
Weaving baskets can be relaxing and creative.
**Sepet dokuma** rahatlatıcı ve yaratıcı olabilir.
Her stories are like weaving colorful threads into one beautiful picture.
Onun hikâyeleri, renkli ipleri tek bir güzel resme **dokumak** gibi.
He makes a living by weaving silk fabrics for designers.
O, tasarımcılar için ipek kumaş **dokuyarak** geçimini sağlıyor.
There's a weaving workshop downtown on Saturday if you want to try it out.
Cumartesi günü şehir merkezinde bir **dokuma** atölyesi var, denemek istersen gelebilirsin.