“warner” in Turkish
Definition
Uyarıcı, başkalarını tehlike veya sorun hakkında önceden uyaran kişi veya şeydir.
Usage Notes (Turkish)
'uyarıcı' günlük konuşmada nadiren kullanılır, daha çok resmi veya edebi bağlamlarda geçer. Genellikle insanı ifade eder, cihazı değil.
Examples
Don’t shoot the warner—they’re just trying to help!
**Uyarıcı**ya kızma—sadece yardımcı olmaya çalışıyor!
The warner shouted before the storm arrived.
Fırtına gelmeden önce **uyarıcı** bağırdı.
A warner helps others avoid danger.
Bir **uyarıcı** başkalarının tehlikeden kaçınmasına yardımcı olur.
The warner used a whistle to alert everyone.
**Uyarıcı**, herkesi uyarmak için düdük kullandı.
He was always the warner in the group, spotting trouble before anyone else.
O, grupta her zaman **uyarıcı**ydı; sorunları herkesten önce fark ederdi.
In stories, the warner is often ignored until it’s too late.
Hikayelerde, **uyarıcı** genellikle iş işten geçene kadar görmezden gelinir.