wallowing” in Turkish

debelenmekkendini kaptırmak (duygulara)

Definition

Hayvanların çamur gibi bir şeyde yuvarlanması veya birinin özellikle olumsuz duygulara kendini kaptırması.

Usage Notes (Turkish)

'wallowing' hem hayvanlarda (çamurda debelenmek), hem de insanlarda aşırı şekilde bir duyguya kapılmak (ör. 'wallowing in sadness') için kullanılır. Gayriresmidir.

Examples

The pig was wallowing in the mud.

Domuz çamurun içinde **debeleniyordu**.

She is wallowing in sadness after the breakup.

Ayrılıktan sonra o, üzüntünün içine **kendini kaptırıyor**.

Stop wallowing and do something about your problems.

Artık **kendini kaptırma** ve sorunların için bir şey yap.

He spent the whole weekend wallowing in self-pity.

Hafta sonunun tamamını, kendine acımaya **kendini kaptırarak** geçirdi.

They were wallowing in luxury at the five-star resort.

Beş yıldızlı otelde lüks içinde **kendini kaybetmişlerdi**.

Sometimes, wallowing in a good book is the best escape.

Bazen iyi bir kitaba **kendini kaptırmak** en iyi kaçıştır.