verified” in Turkish

doğrulanmış

Definition

Bir şeyin kontrol veya inceleme sonucunda doğru, gerçek ya da orijinal olduğunun onaylanmış olması. Genellikle belge, bilgi veya hesaplar için kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Resmî ve çevrim içi ortamlarda yaygındır (ör. 'verified account'). Her zaman 'onaylı' ile aynı anlama gelmez. Genellikle bir ismin önünde kullanılır; 'verified information' gibi.

Examples

Her identity was verified by the police.

Kimliği polis tarafından **doğrulanmıştı**.

The scientist's results were verified by another lab.

Bilim insanının sonuçları başka bir laboratuvar tarafından **doğrulandı**.

She showed her verified diploma to get the job.

İşe girebilmek için **doğrulanmış** diplomasını gösterdi.

Is this a verified social media account or a fake one?

Bu bir **doğrulanmış** sosyal medya hesabı mı yoksa sahte mi?

I haven't verified that information yet, so let's be careful.

Bu bilgiyi henüz **doğrulamadım**, bu yüzden dikkatli olalım.

Once your email is verified, you'll have full access to your account.

E-posta adresiniz **doğrulandıktan** sonra hesabınıza tam erişiminiz olur.