“venting” in Turkish
Definition
Öfke veya hayal kırıklığı gibi güçlü duyguları konuşarak dışa vurmak ve rahatlamak.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle samimi ve duygusal konuşmalarda kullanılır; 'birine içini dökmek' veya 'içimi dökmem lazım' şeklinde geçebilir. Bazen karşı taraf şikayet gibi algılayabilir.
Examples
She was venting about her bad day at work.
O, işte kötü geçirdiği günü **içini dökerek** anlatıyordu.
Sometimes, venting helps you feel better.
Bazen **içini dökme** insanı rahatlatır.
He did a lot of venting during our conversation.
Sohbetimizde o çok **dert yandı**.
Sorry for all the venting—I just had to get it off my chest.
Tüm bu **içini dökme** için özür dilerim—içimi dökmem gerekiyordu.
Group chats are good for late-night venting sessions.
Grup sohbetler gece geç saat **dert yanma** seansları için iyidir.
I appreciate you venting to me—trust means a lot.
Bana **içini döktüğün** için minnettarım—güven çok önemli.