untouchable” in Turkish

dokunulmazdokunulamaz

Definition

Dokunulamayan, zarar verilemeyen ya da eleştirilemeyen kişi veya şey; çoğunlukla özel statü veya koruma nedeniyle. Tarihsel olarak Hindistan'da toplum dışında kalan grup için de kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Sözcük hem gerçek hem mecazi olarak kullanılabilir. Hindistan ile ilgili tarihi ve toplumsal anlamı hassastır, dikkatli kullanılmalı.

Examples

The king was considered untouchable by his enemies.

Kral, düşmanları tarafından **dokunulmaz** olarak görülüyordu.

For years, the big company seemed untouchable in the market.

Yıllarca bu büyük şirket piyasada **dokunulmaz** gibi görüldü.

There are some rules that are untouchable in this school.

Bu okulda **dokunulmaz** bazı kurallar var.

After his latest award, he feels almost untouchable.

Son ödülünden sonra, kendini neredeyse **dokunulmaz** hissediyor.

In old movies, the villain is often treated as untouchable until the end.

Eski filmlerde, kötü karakter sonuna kadar genellikle **dokunulmaz** olur.

He lost his job and went from a top executive to feeling untouchable in society.

İşini kaybetti ve üst düzey bir yöneticiden toplumda **dokunulmaz** hisseden birine dönüştü.