unbearable” in Turkish

katlanılmaz

Definition

Aşırı derecede dayanılmaz veya tolere edilemez seviyede rahatsız edici ya da acı verici olan durumları tanımlar.

Usage Notes (Turkish)

‘Katlanılmaz’ kelimesi fiziksel ağrı, duygusal acı, sıcak, gürültü, sıkıntı veya birinin davranışı için kullanılabilir. ‘Rahatsız edici’den daha kuvvetlidir.

Examples

The heat in the room was unbearable.

Odadaki sıcaklık **katlanılmazdı**.

The pain became unbearable after a few hours.

Birkaç saat sonra acı **katlanılmaz** hale geldi.

The noise from the construction was unbearable.

İnşaattan gelen gürültü **katlanılmazdı**.

The grief of losing her mother was almost unbearable, but she found strength in her children.

Annesini kaybetmenin üzüntüsü neredeyse **katlanılmaz**dı, ama çocuklarında güç buldu.

He can be absolutely unbearable when he doesn't get his way.

İstediğini alamayınca gerçekten **katlanılmaz** olabiliyor.

The suspense grew unbearable as they waited for the test results.

Test sonuçlarını beklerken gerilim **katlanılmaz** hale geldi.