“troubled” in Turkish
Definition
Bir kişinin endişeli veya huzursuz hissettiği durumu anlatır. Aynı zamanda birçok sorun veya çatışma olan dönem, yer veya durumlar için de kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Kişiler için 'troubled', yüzeysellikten ziyade derin veya sürekli sorunları ima eder. 'troubled child', 'troubled times' gibi ifadeler uzun süreli problemleri veya huzursuz ortamları tanımlar.
Examples
She looks troubled today.
Bugün **endişeli** görünüyor.
He had a troubled childhood.
Onun **sorunlu** bir çocukluğu vardı.
The country is going through troubled times.
Ülke **sorunlu** zamanlardan geçiyor.
I've been feeling troubled ever since that phone call.
O telefon görüşmesinden beri kendimi **endişeli** hissediyorum.
He's a good kid, just a little troubled.
İyi bir çocuk, sadece biraz **sorunlu**.
The report paints a troubled picture of the local economy.
Rapor, yerel ekonominin **sorunlu** bir tablo sunduğunu gösteriyor.