“tramp” in Turkish
Definition
Fiil olarak yorgun ve ağır adımlarla uzun süre yürümek anlamına gelir. İsim haliyle, evsiz ve işsiz kişiyi belirtir ama bu eski ve aşağılayıcı bir kullanımdır.
Usage Notes (Turkish)
Fiil hali günlük dilde nadiren, daha çok hikâyelerde ya da betimlemede kullanılır: 'tramp through the mud' (çamurda zorla yürümek). İsminin gerçek kişiler için kullanılması tavsiye edilmez, tarihle ilgili veya eski metinlerde görülür.
Examples
We tramped for two hours in the rain.
İki saat boyunca yağmurda **ağır ağır yürüdük**.
The soldiers tramped down the road.
Askerler yolda **ağır adımlarla yürüdü**.
In the old novel, a tramp asks for food.
Eski bir romanda bir **serseri** yiyecek ister.
After missing the last bus, we had to tramp all the way home.
Son otobüsü kaçırınca eve kadar **yürümek** zorunda kaldık.
I spent the afternoon tramping through wet fields looking for the dog.
Öğleden sonra boyunca ıslak tarlalarda **ağır adımlarla yürüyüp** köpeği aradım.
He came home late, tramping mud across the kitchen floor.
Eve geç geldi ve mutfak zeminine **çamur bulaştırarak yürüdü**.