trace” in Turkish

izizini sürmekkopyasını çıkarmak

Definition

'İz', bir şeyin var olduğuna veya gerçekleştiğine dair çok küçük bir belirti ya da miktardır. 'İzini sürmek' bir şeyin kaynağını veya yolunu bulmak, 'kopyasını çıkarmak' ise bir şekli üzerinden geçerek çizmek anlamındadır.

Usage Notes (Turkish)

'no trace of' hiçbir iz yok anlamında, 'trace back to' ise kaynağını bulmak için kullanılır. Kelime, polis, tarih, bilim ve sanat alanlarında sık geçer. 'Track' ile karıştırılmamalı.

Examples

The police found no trace of the missing bag.

Polis, kaybolan çantadan hiçbir **iz** bulamadı.

There is a trace of sugar in this sauce.

Bu sostaki şeker miktarı sadece bir **iz** kadar.

The child used paper to trace the star.

Çocuk, yıldızın kenarını kâğıtla **kopyasını çıkardı**.

We finally traced the problem back to a software update.

Sonunda problemi bir yazılım güncellemesine kadar **izini sürdük**.

Her family can trace its roots back to northern India.

Ailesi köklerini kuzey Hindistan'a kadar **izini sürebilir**.

I wanted to leave quietly, but she noticed every trace of my plan.

Sessizce ayrılmak istedim ama o, planımdaki her **iz**i fark etti.