“toss” in Turkish
Definition
Bir şeyi hafifçe veya özensizce fırlatmak, özellikle salatayı nazikçe karıştırmak ya da huzursuzca dönüp durmak anlamına gelir.
Usage Notes (Turkish)
'Atmak' kelimesi genellikle daha güçsüz ve gündelik bir atışı ifade eder. 'Yazı tura atmak', 'salata karıştırmak', 'gecede dönüp durmak' gibi kalıplarda sıkça kullanılır.
Examples
Please toss me the keys.
Lütfen anahtarları bana **at**.
I was so nervous that I tossed and turned all night.
O kadar gergindim ki gece boyunca **dönüp durdum**.
She tossed the salad with olive oil.
O zeytinyağı ile salatayı **karıştırdı**.
We tossed a coin to decide.
Karar vermek için yazı tura **attık**.
He just tossed his jacket on the chair and sat down.
Ceketini sandalyeye **atıp** oturdu.
Let's toss this idea around before we make a final choice.
Son kararı vermeden önce bu fikri biraz **ortaya atalım**.