“timing” in Turkish
Definition
Bir şeyin ne zaman olacağına karar verme veya bunu ayarlama durumu. En uygun zamanda bir şey yapmak ya da farklı hareketleri doğru zamanda eşleştirmek anlamına gelir.
Usage Notes (Turkish)
Günlük konuşmada, işte, sporda, komedide ve müzikte sıklıkla kullanılır. 'good timing', 'bad timing', 'perfect timing' ifadelerinde geçer. Çoğunlukla sayılamayan isimdir.
Examples
The timing of the bus was perfect for me.
Otobüsün **zamanlaması** benim için mükemmeldi.
Good timing can make a joke funny.
İyi **zamanlama** bir fıkrayı komik yapabilir.
We need better timing when we pass the ball.
Topu paslarken daha iyi bir **zamanlama**ya ihtiyacımız var.
Wow, your timing is amazing—I was just about to call you.
Vay, senin **zamanlama**n harika—ben de tam seni arayacaktım.
The timing wasn't great, so I brought it up later.
**Zamanlama** uygun değildi, bu yüzden konuyu daha sonra açtım.
In comedy, timing matters as much as the words themselves.
Komedi'de **zamanlama**, kelimeler kadar önemlidir.