tight” in Turkish

darsıkıfazla zaman/mekan olmayan

Definition

'Dar' veya 'sıkı', bir şeyin çok yakından oturduğunu, fazla boşluk bırakmadığını veya bir şeyin çok sınırlı olduğunu belirtir. Aynı zamanda zaman, para darlığı veya sıkı yönetimi anlatırken kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Kıyafetlerde 'dar' doğal veya rahatsız edici olabilir. 'tight schedule', 'money is tight', gibi ifadeler zaman, para veya yönetim sıkıntısını anlatır. Sadece fiziksel ölçüyle karıştırmayın; bazen baskı ve sınırlama anlatır.

Examples

These shoes are too tight for me.

Bu ayakkabılar bana çok **dar**.

Hold the lid tight so the water does not spill.

Suyun dökülmemesi için kapağı **sıkıca** tut.

We have a tight schedule today.

Bugün **sıkı** bir programımız var.

Money is a little tight this month, so let's eat at home.

Bu ay para biraz **kıt**, evde yemek yiyelim.

The team played tight defense in the second half.

İkinci yarıda takım **sıkı** savunma yaptı.

Security will be tight at the concert tonight.

Bu akşamki konserde güvenlik çok **sıkı** olacak.