“threatening” in Turkish
Definition
Bir şey tehditkar olduğunda, zarar veya tehlike olasılığını hissettirir. Davranış, söz, yüz ifadesi ya da bir durumu tanımlamak için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Davranış, ton, jestler, mektuplar ve fırtına öncesi gökyüzü için sıkça kullanılır. 'Threatening', gerçek tehlikeden çok tehlike ihtimalini anlatır.
Examples
His face looked threatening in the dark.
Karanlıkta yüzü **tehditkar** görünüyordu.
Dark clouds gave the sky a threatening look.
Koyu bulutlar göğe **tehditkar** bir hava verdi.
The dog made a threatening sound.
Köpek **tehditkar** bir ses çıkardı.
He wasn't yelling, but his tone was still threatening.
Bağırmıyordu ama tonu hâlâ **tehditkar**dı.
She got a threatening message after posting the video.
Videoyu paylaştıktan sonra **tehditkar** bir mesaj aldı.
The guy at the door was acting threatening, so I didn't open it.
Kapıdaki adam **tehditkar** davranıyordu, bu yüzden açmadım.