thicker” in Turkish

daha kalındaha yoğun

Definition

Bir şeyin başka bir şeye göre daha fazla kalınlık veya yoğunluğa sahip olduğunu belirtir.

Usage Notes (Turkish)

'Daha kalın' veya 'daha yoğun' olarak; duvar, sıvı, saç veya orman gibi şeylerde kullanılır. 'blood is thicker than water' aile bağlarının güçlü olduğunu anlatır.

Examples

Add more flour to make the sauce thicker.

Sosu **daha yoğun** yapmak için daha fazla un ekleyin.

You should wear a thicker jacket — it's very cold outside.

Dışarısı çok soğuk, **daha kalın** bir ceket giymelisin.

The fog grew thicker as we drove closer to the coast, and visibility dropped to almost nothing.

Kıyıya yaklaştıkça sis **daha yoğunlaştı**, neredeyse hiç görünmez oldu.

After months of treatment, her hair is growing back thicker and healthier than before.

Aylarca tedaviden sonra, saçları eskisinden daha **kalın** ve sağlıklı çıkıyor.

Blood is thicker than water, so she dropped everything to help her brother through the crisis.

'Kan **sudan kalındır**', bu yüzden kız kardeşi için her şeyi bıraktı ve ona yardım etti.

This book is much thicker than the one I read last week.

Bu kitap geçen hafta okuduğum kitaptan çok daha **kalın**.