testimony” in Turkish

tanıklıkifade

Definition

Tanıklık, bir kişinin bildiği, gördüğü veya yaşadığı bir olayı mahkemede veya resmi bir ortamda söylemesidir. Ayrıca, bir niteliği veya gerçeği açıkça gösteren şey anlamında da kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Hukuki bağlamda yaygın: 'give testimony' (tanıklık yapmak), 'hear testimony' (tanıklık dinlemek), 'sworn testimony' (yeminli tanıklık). Ayrıca bir başarının göstergesi olarak da kullanılır: 'a testimony to her hard work'. 'Testament' ile karıştırılmamalıdır.

Examples

Her testimony helped the judge understand the case.

Onun **tanıklığı** hakimin davayı anlamasına yardımcı oldu.

The witness gave testimony in court this morning.

Tanık bu sabah mahkemede **ifade** verdi.

This award is a testimony to her years of hard work.

Bu ödül, onun yıllarca süren emeğinin bir **kanıtı**dır.

His testimony didn’t match what he told the police earlier.

Onun **ifadesi**, polise daha önce söyledikleriyle uyuşmadı.

Honestly, the packed room was a testimony to how much people care about this issue.

Gerçekten, dolu salon insanların bu konuya ne kadar önem verdiğinin bir **kanıtı**ydı.

The lawyer tried to keep that testimony out of the trial.

Avukat, o **ifadeyi** davadan çıkarmaya çalıştı.