“teller” in Turkish
Definition
Banka gişesinde müşterilere işlem yapan görevli. Ayrıca bir şeyi anlatan, hikaye anlatan kişi anlamına da gelir.
Usage Notes (Turkish)
‘ATM’ ifadesi, İngilizce ‘Automated Teller Machine’in kısaltmasıdır. ‘Storyteller’, hikaye anlatan kişi demektir. Banka gişe memurlarının rolü giderek azalıyor. ‘Fortune teller’ ise falcıdır. Oy sayımı sırasında da ‘teller’ olarak adlandırılır.
Examples
I had to wait twenty minutes in line just to talk to a teller about a simple transfer.
Basit bir transfer için bir **gişe memuruyla** konuşmak için yirmi dakika beklemek zorunda kaldım.
The bank teller helped me deposit the cheque.
Banka **gişe memuru** çeki yatırmamda bana yardımcı oldu.
My grandmother was a wonderful storyteller.
Büyükannem harika bir **hikaye anlatıcısıydı**.
The fortune teller said I would travel to distant lands.
Fal**cı** uzak diyarlara gideceğimi söyledi.
With ATMs and apps, the role of the bank teller is slowly disappearing.
ATM’ler ve uygulamalar sayesinde banka **gişe memurunun** rolü yavaşça ortadan kayboluyor.
She's a natural teller of tales — the kids hang on her every word at bedtime.
O geceleri çocukların ağzının içine baktığı doğal bir **anlatıcı**.