“taker” in Turkish
Definition
Bir şeyi kabul eden, alan kimse. Ayrıca, kimsenin istemediği bir şeyle ilgilenen veya teklifi kabul eden kişi için de kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
'Risk-taker' (risk alan) ve 'He's a taker, not a giver' gibi olumsuz kişilik tanımlarında geçebilir. 'Any takers?' ise 'isteyen var mı?' anlamındadır.
Examples
Is anyone here a taker for extra tickets to the game?
Oyuna fazladan bilet almak isteyen **alan** var mı?
He is a taker, not a giver.
O bir **alan**, veren değil.
We need at least one taker for this task.
Bu görev için en az bir **teklif kabul eden** gerekiyor.
There was no taker for the last piece of cake.
Son pasta dilimine hiç **alan** çıkmadı.
She's always been more of a taker than a giver in relationships.
İlişkilerde o hep daha çok **alan** oldu, veren değil.
'Any takers?' the teacher asked, holding up some extra pencils.
"**Alan** var mı?" diye sordu öğretmen fazladan birkaç kalemi kaldırarak.