“sustained” in Turkish
Definition
Bir şeyin belirli bir süre boyunca kesintisiz ve zayıflamadan devam etmesini ifade eder. Genellikle çaba, büyüme, ses, baskı veya zarar için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Resmi ve yarı-resmi metinlerde sık geçer: 'sürekli çaba', 'sürekli büyüme', 'sürekli eleştiri' gibi. Devamlılığı ve istikrarı vurgular. Yaralanma durumlarında ise 'zarar gördü' anlamına da gelebilir.
Examples
The team made a sustained effort to finish the project on time.
Ekip projeyi zamanında bitirmek için **sürekli** çaba gösterdi.
There was a sustained loud noise outside the house.
Evin dışında **sürekli** yüksek bir gürültü vardı.
The company saw sustained growth last year.
Şirket geçen yıl **sürekli** bir büyüme gördü.
It wasn't just one bad week—it was sustained pressure for months.
Sadece kötü bir hafta değil—aylarca **sürekli** baskı vardı.
She received sustained criticism online after the interview.
Röportajdan sonra internette **sürekli** eleştiri aldı.
He sustained a knee injury, so he'll be out for a while.
Dizinden bir yara **aldığı** için bir süre dışarıda kalacak.