“surround” in Turkish
Definition
Bir şeyi veya kişiyi tamamen çevrelemek veya her tarafını sarmak anlamına gelir. Ayrıca kuşatmak olarak da kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Çoğunlukla edilgen biçimde ('çevrelenmek', 'kuşatılmak') kullanılır. Hem gerçek hem de mecaz anlamda geçer. 'Çevre' anlamına gelen 'surroundings' ile karıştırmayın.
Examples
Trees surround the house.
Ağaçlar evi **çevreliyor**.
The police surrounded the building.
Polis binayı **kuşattı**.
Please surround the cake with candles.
Lütfen pastayı mumlarla **çevreleyin**.
She likes to surround herself with creative people.
Kendini yaratıcı insanlarla **çevrelemeyi** sever.
We felt safe, surrounded by good friends.
İyi arkadaşlarla **çevrili** olduğumuz için kendimizi güvende hissettik.
Rumors quickly surrounded the celebrity after the news.
Haberden sonra söylentiler ünlü kişiyi hızla **çevreledi**.