“suffocated” in Turkish
Definition
Nefes alamamak ya da aşırı kısıtlanmış veya baskı altında hissetmek durumu. Hem fiziksel hem duygusal olarak kullanılabilir.
Usage Notes (Turkish)
Ciddi nefes darlığı ya da psikolojik baskı için kullanılır, hafif rahatsızlıklara değil. 'Felt suffocated in the relationship' ifadesi duygusal baskıyı anlatır.
Examples
He suffocated because there was no air in the room.
Odada hava olmadığı için **boğuldu**.
She felt suffocated in the crowded elevator.
Kalabalık asansörde kendini tamamen **bunalmış** hissetti.
After the argument, I just felt suffocated and needed some space.
Tartışmadan sonra tamamen **bunalmış** hissettim ve biraz yalnız kalmak istedim.
He looked so suffocated by all his responsibilities at work.
İş yerindeki tüm sorumluluklarından dolayı çok **bunalmış** görünüyordu.
Sometimes, living with strict parents, you can feel totally suffocated.
Bazen katı ebeveynlerle yaşarken tamamen **bunalmış** hissedebilirsin.
The small animal was suffocated by the plastic bag.
Küçük hayvan plastik poşetle **boğuldu**.