subtle” in Turkish

incebelli belirsizustaca

Definition

Bir şey ince veya belli belirsizse, ilk bakışta fark etmek zordur. Küçük farklar, hafif etkiler veya dolaylıca ifade edilen akıllı fikirleri anlatır.

Usage Notes (Turkish)

Sanatta, tasarımda veya espride olumlu şekilde kullanılır: 'subtle flavor', 'subtle change'. Küçüklükten ziyade zarafet ve detay ifade eder.

Examples

There is a subtle difference between the two colors.

Bu iki renk arasında **ince** bir fark var.

Her perfume has a subtle smell.

Parfümünün **ince** bir kokusu var.

They made some subtle changes to the logo, but it looks much better now.

Logoda bazı **ince** değişiklikler yaptılar ama şimdi çok daha iyi görünüyor.

He gave me a subtle hint to leave.

Gitmem için bana bir **ince** ipucu verdi.

The movie makes a subtle point about loneliness without saying it directly.

Film, yalnızlık hakkında doğrudan söylemeden **ince** bir mesaj veriyor.

Her humor is so subtle that you sometimes miss the joke the first time.

Onun esprileri o kadar **ince** ki, bazen ilk başta şakayı anlamıyorsunuz.