“stride” in Turkish
Definition
Yürürken atılan uzun ve kendinden emin adım. Ayrıca bir işte önemli ilerleme veya gelişme anlamına da gelir.
Usage Notes (Turkish)
'take a stride', 'in stride' (sakin karşılamak), 'make strides' (ilerleme kaydetmek) gibi ifadelerde sık kullanılır. 'Stride', 'step'ten daha kendinden emin ve resmidir; 'strive' (çabalamak) ile karıştırmayın. Hem gerçek (yürüme) hem de mecazi (ilerleme) anlamda yaygındır.
Examples
He walked across the field in a long stride.
Tarlada geniş bir **adımla** yürüdü.
She made great strides in learning English.
İngilizce öğrenmede büyük **ilerleme** kaydetti.
Try to keep up with his fast stride.
Onun hızlı **adımına** ayak uydurmaya çalış.
Despite the setbacks, our team has made huge strides this year.
Aksiliklere rağmen, ekibimiz bu yıl büyük **ilerleme** kaydetti.
He took the criticism in stride and kept working hard.
Eleştiriyi **rahatça** karşıladı ve çalışmaya devam etti.
She entered the room with a confident stride.
Odaya kendinden emin bir **adımla** girdi.