strangled” in Turkish

boğularak öldürülmüşboğuk (ses için)

Definition

Birinin boynunun sıkılması sonucu nefes alamaması; genellikle ölüm veya ciddi zarar anlamına gelir. Aynı zamanda boğuk ya da zorlukla çıkan bir sesi tanımlamak için de kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle şiddet içeren ya da boğulma durumlarında kullanılır. 'Strangled voice' demek, duygudan dolayı zayıf ve gergin çıkan bir ses anlamına gelir; şaka ya da hafif durumlar için kullanılmaz.

Examples

The man was strangled with a rope.

Adam ip ile **boğularak öldürüldü**.

The bird was caught and strangled.

Kuş yakalanıp **boğularak öldürüldü**.

His voice sounded strangled with emotion during the speech.

Konuşma sırasında sesi duyguyla **boğuk** geldi.

Police say the victim was strangled late at night.

Polis, kurbanın gece geç saatte **boğularak öldürüldüğünü** söyledi.

I could barely hear her strangled whisper over the phone.

Telefonda onun **boğuk** fısıltısını zar zor duyabildim.

She gave a strangled cry for help.

Kadın **boğuk** bir yardım çığlığı attı.