“strangle” in Turkish
Definition
Birinin boğazını sıkarak öldürmek veya ciddi zarar vermek. Ayrıca bir şeyi şiddetle baskılamak veya engellemek anlamına da gelir.
Usage Notes (Turkish)
Çoğunlukla suç veya tehlikede kullanılır. 'strangle creativity' gibi soyut anlamlarda da kullanılabilir. 'Choke' kelimesi daha hafif ve kazara meydana gelir.
Examples
He tried to strangle her, but she escaped.
O, onu **boğmaya** çalıştı ama o kaçtı.
The villain threatened to strangle the hero.
Kötü adam, kahramanı **boğmakla** tehdit etti.
You should never try to strangle someone.
Asla birini **boğmaya** çalışmamalısın.
Rising prices could strangle small businesses.
Artan fiyatlar küçük işletmeleri **boğabilir**.
She felt as if fear was starting to strangle her voice.
Korku, sanki sesini **boğuyormuş** gibi hissetti.
Too many rules will only strangle creativity in the team.
Çok fazla kural, ekipteki yaratıcılığı sadece **boğar**.