“strained” in Turkish
Definition
Kişi, durum veya ses doğal değilse, gergin veya baskı altında ise kullanılır. Ayrıca yiyecekler süzüldüğünde de kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
'strained smile', 'strained silence' gibi doğal olmayan gergin ifadeler için sıklıkla kullanılır. Ayrıca 'strained yogurt' gibi yiyecekleri tarif ederken de kullanılır.
Examples
She gave me a strained smile when I arrived.
Ben geldiğimde bana **gergin** bir gülümseme attı.
The atmosphere at the meeting was very strained.
Toplantıdaki atmosfer çok **gergindi**.
He used strained yogurt in the recipe.
Tarifte **süzülmüş** yoğurt kullandı.
Their friendship has been really strained since the argument.
O tartışmadan sonra arkadaşlıkları gerçekten **gergin** oldu.
Her voice sounded strained, as if she was hiding her feelings.
Sesi **gergin** bir sesle konuşuyordu, sanki duygularını saklıyordu.
After running for an hour, his muscles felt strained and sore.
Bir saat koştuktan sonra kasları **gergin** ve ağrılıydı.