“strain” in Turkish
Definition
'Strain', fiziksel ya da zihinsel baskı, zorlanma ya da stres anlamına gelir. Ayrıca kasın fazla gerilmesinden kaynaklanan sakatlık veya bir virüsün, bitkinin ya da hayvanın türünü de ifade edebilir.
Usage Notes (Turkish)
Kullanıma göre farklı anlamlar kazanır: 'financial strain' (maddi baskı), 'muscle strain' (kas zorlanması), 'virus strain' (virüs türü) gibi. Fiil olarak 'fazla zorlamak', 'çaba göstermek', 'süzmek' anlamına da gelebilir. 'Sprain' (bağ yaralanması) ile karıştırmayın.
Examples
Lifting that box caused a back strain.
O kutuyu kaldırmak sırtımda **kas çekmesine** neden oldu.
Money problems put a lot of strain on the family.
Para sorunları aile üzerinde büyük bir **baskı** oluşturdu.
This strain of the virus spreads quickly.
Bu virüsün bu **türü** hızlı yayılıyor.
Don't strain your eyes staring at that tiny screen.
O küçücük ekrana bakarak gözlerini **zorlamamalısın**.
Our relationship started to strain after months of arguing.
Aylarca süren tartışmalardan sonra ilişkimiz **gerilmeye** başladı.
I've been under a lot of strain at work lately.
Son zamanlarda işte çok fazla **stres** altındayım.