stiffed” in Turkish

parasız bırakılmakbahşiş alamamak

Definition

Birisi 'stiffed' olursa, hak ettiği parayı veya bahşişi alamamış demektir; genellikle birisi kasıtlı olarak ödeme yapmaz.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle Amerikan İngilizcesinde gayri resmi olarak kullanılır. Küçük meblağlar ya da bahşiş için uygundur, büyük dolandırıcılıklar için kullanılmaz.

Examples

The waiter was stiffed by the last table and didn't get any tip.

Garsona son masadan **parasız bırakıldı** ve hiç bahşiş alamadı.

He worked all week but got stiffed on his paycheck.

Bütün hafta çalıştı ama maaşında **parasız bırakıldı**.

She felt bad after she was stiffed by her friend for concert tickets.

Arkadaşı tarafından konser biletlerinde **parasız bırakılınca** kendini kötü hissetti.

I can’t believe they stiffed me on the bill after dinner.

Akşam yemeğinden sonra hesabı **bana ödetmelerine** inanamıyorum.

Our boss promised bonuses, but a lot of us got stiffed.

Patronumuz prim sözü verdi ama birçoğumuz **parasız bırakıldık**.

If you ever get stiffed by a customer, let the manager know.

Bir müşteri tarafından **parasız bırakılırsan**, müdüre haber ver.