steep” in Turkish

dikyüksek (fiyat)

Definition

Steep, çok dik bir eğime sahip olmak ya da (fiyat gibi) beklenenden çok daha yüksek ya da aşırı olduğunu belirtir.

Usage Notes (Turkish)

Çoğunlukla eğimler için ('steep hill'), bazen yüksek fiyatlar için ('steep price') kullanılır. Gayriresmî: 'That's steep!' yani 'Bu pahalı!'. 'Deep' (derin) ile karıştırmayın.

Examples

This mountain path is very steep.

Bu dağ yolu çok **dik**.

The stairs to the attic are steep.

Çatıya çıkan merdivenler çok **dik**.

The price for this phone is a bit steep.

Bu telefonun fiyatı biraz **yüksek**.

Be careful! The road gets really steep after the curve.

Dikkat! Virajdan sonra yol çok **dikleşiyor**.

"Twenty dollars for coffee? That's steep!"

Bir kahveye yirmi dolar mı? O çok **pahalı**!

Learning to ski was a steep learning curve for her.

Kayak öğrenmek onun için **dik bir öğrenme eğrisiydi**.