“startling” in Turkish
Definition
Bir şey şaşırtıcı ise, beklenmedik derecede şok edici veya şaşırtıcı olup güçlü bir tepki yaratır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle 'haber', 'sonuç', 'fark', 'açıklama' gibi ifadelerle kullanılır. Küçük sürprizler için uygun değildir.
Examples
The loud noise was startling.
Yüksek ses oldukça **şaşırtıcıydı**.
She had a startling idea during the meeting.
Toplantı sırasında onun aklına **şaşırtıcı** bir fikir geldi.
The results of the test were startling.
Testin sonuçları **şaşırtıcıydı**.
It’s startling how quickly children can learn new languages.
Çocukların yeni dilleri ne kadar hızlı öğrenebileceği **şaşırtıcı**.
The most startling part of the movie was the ending twist.
Filmin en **şaşırtıcı** kısmı, sonundaki beklenmedik değişimdi.
Her startling honesty made everyone go silent for a moment.
Onun **şaşırtıcı** dürüstlüğü, herkesin bir anlığına susmasına neden oldu.