“staggering” in Turkish
Definition
'Şaşırtıcı' çok büyük ya da inanılması güç olan ve insanı hayrete düşüren şeyler için kullanılır. Aynı zamanda dengesiz yürüyüşü de ifade edebilir.
Usage Notes (Turkish)
'Şaşırtıcı' kelimesi özellikle bir rakam, miktar ya da durum çok etkileyici veya şok edici olduğunda kullanılır. Hareket için 'sendeleyen' şekliyle karşılaşabilirsiniz. 'Amazing' veya 'staggered' ile karıştırmayın.
Examples
The company made a staggering profit last year.
Şirket geçen yıl **şaşırtıcı** bir kâr elde etti.
The earthquake caused staggering damage to the city.
Deprem şehirde **şaşırtıcı** bir hasara yol açtı.
He stood up and took a staggering step.
Ayağa kalktı ve **sendeleyen** bir adım attı.
The cost of the project is absolutely staggering.
Projenin maliyeti gerçekten **şaşırtıcı**.
After running a marathon, she was staggering with exhaustion.
Maraton koştuktan sonra yorgunluktan **sendeleyerek** yürüdü.
There was a staggering amount of food at the party; we couldn't finish it all.
Partide **şaşırtıcı** miktarda yemek vardı; hepsini bitiremedik.