“squirm” in Turkish
Definition
Rahatızlık, utanç veya gerginlikten dolayı vücudu sağa sola hareket ettirmek ya da kıpırdanmak.
Usage Notes (Turkish)
Resmi olmayan ortamlarda, fiziksel veya duygusal rahatsızlık belirtmek için kullanılır. 'Kıvranmak' veya 'kıpırdanmak' ifadeleri uygun.
Examples
Her feet hurt, so she started to squirm.
Ayakları ağrıdığı için **kıvranmaya** başladı.
The little boy began to squirm in his chair.
Küçük çocuk sandalyesinde **kıpırdanmaya** başladı.
Please don't squirm during the interview.
Lütfen mülakatta **kıvranma**.
He always squirms when someone brings up his childhood.
Birisi çocukluğundan bahsedince her zaman **kıvranır**.
The worm squirmed in the grass after the rain.
Yağmurdan sonra solucan çimde **kıvranıyordu**.
I started to squirm when they asked me a really personal question.
Çok kişisel bir soru sorduklarında **kıvranmaya** başladım.