“squawking” in Turkish
Definition
Bazı kuşlar gibi yüksek, sert bir ses çıkarmak veya rahatsız edici şekilde yüksek sesle şikayet etmek.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle papağan veya martı gibi kuşlar için kullanılır; bazen de yüksek sesle şikayet eden insanlar için kullanılır. Samimi ve hafif olumsuz bir ifadedir.
Examples
The parrot was squawking in its cage all morning.
Papağan bütün sabah kafesinde **cikliyordu**.
We heard squawking from the trees outside.
Dışarıdaki ağaçlardan **ciklama** sesi duyduk.
The children started squawking when they didn't get ice cream.
Çocuklar dondurma almayınca **ciklamaya** başladılar.
The seagulls were squawking loudly over the leftover chips.
Martılar, kalan patates kızartmalarının üstünde yüksek sesle **cikliyordu**.
Mom kept squawking about the mess in the kitchen.
Annem mutfaktaki dağınıklık için sürekli **şikayet etti**.
Suddenly, the radio started squawking with static and weird noises.
Birden radyo, parazit ve garip seslerle **ciklamaya** başladı.