sprinkle” in Turkish

serpmekhafif yağmur

Definition

Küçük damlalar veya parçalar halinde bir şeyi bir yere serpmek. Hafif yağmur için de kullanılabilir.

Usage Notes (Turkish)

Genelde mutfakta ('sprinkle sugar') veya hafif yağmurda ('light sprinkle') kullanılır. Az miktarlar için uygundur; 'dökmek' veya 'drizzle' ile karıştırmayın.

Examples

Please sprinkle some salt on the eggs.

Lütfen yumurtaların üzerine biraz tuz **serpin**.

It started to sprinkle while we were outside.

Dışarıdayken hafif bir yağmur **başladı**.

The baker sprinkled sugar over the cake.

Fırıncı pastanın üzerine şeker **serpti**.

Just sprinkle a little cheese on top for extra flavor.

Fazladan lezzet için üstüne biraz peynir **serpin**.

There’s just a sprinkle of rain, so we can still walk to school.

Yalnızca hafif bir **yağmur** var, bu yüzden okula yürüyerek gidebiliriz.

She likes to sprinkle jokes into her presentations to keep people entertained.

Sunumlarında insanları eğlendirmek için aralara espri **serpmekten** hoşlanır.