“sprain” in Turkish
Definition
Eklem aniden burkulduğunda oluşan, kemik kırılmadan ağrı ve şişlik yapan yumuşak doku zedelenmesidir. Genellikle bağlarda görülür.
Usage Notes (Turkish)
'Sprain' çoğunlukla ayak bileği, bilek veya bazen parmak için kullanılır. 'Sprain your ankle' = 'ayak bileğini burkmak'. 'Strain' kas ya da tendon içindir, karıştırmayın.
Examples
He sprained his ankle while playing soccer.
Futbol oynarken ayak bileğini **burktu**.
Be careful not to sprain your wrist.
Bileğini **burkmamaya** dikkat et.
A sprain can take several weeks to heal.
Bir **burkulmanın** iyileşmesi haftalar sürebilir.
"I think I just sprained my finger," she said after falling.
Düştükten sonra, "Sanırım parmağımı **burktum**" dedi.
Don't worry, it's just a sprain—nothing is broken.
Endişelenme, bu sadece bir **burkulma**—hiçbir şey kırılmamış.
I always sprain something when I try new sports!
Yeni sporlar denediğimde her zaman bir yerimi **burkuyorum**!